18 Nisan 2010 Pazar

YUMURTALIK KANSERİ

Yumurtalik Kanseri Nedir?
Yumurtalık kanseri yumurtakikların uzerınde hızlı düzensiz ve zararli hücre cogalmasıdır.eger tedavi edilmezse rahmin alınması hatta ölümlere bile sebep olabilir.

Risk faktörleri

Hiç çocuk doğurmamış olmak

Geç yaşta anne olmak

Menapoza geç girmek (55 yaşından sonra)

Ailede yumurtalık kanseri olması

Ailede barsak, meme, akciğer, rahim kanseri olması

Beyaz ırkdan olmakdır.

Belirtiler ve Tanı;
Genellikle erken dönemde hiç bir belirti vermeyen bu tümörler geç dönemde karında ağrı, şişkinliğe neden olur. Menapozdan sonra risk altındaki kadınların düzenli olarak vajinal ultrasonografik incelemelerinin yapılması ve CA-125 adı verilen tümör belirteçinin kandaki düzeyinin belirlenmesi yararlıdır. CA-125'in kandaki düzeyi yumurtalık kanserinde yükselir, bunun dışında endometriosis, myomlar, enfeksiyonlar, hamilelikde bu tümör belirteçinin düzeyinin yükselmesine yol açar.
Cerrahi ile tümör ve yayıldığı çevre dokular çıkarılarak ve kemoterapi (ilaç tedavisi) ile bu kanserler tedavi edilir.

Şikayet, Bulgular ve Tanı

Olguların büyük bir kısmında karın şişliği, karında gerginlik ,ağrı, kabızlık şikayeti mevcuttur. Bazen vajinal kanama olaya eşlik eder. Nadiren de olsa over tümöründen bazı kadınlık hormonlarının (östrojen veya adrojen) salgılanmasına bağlı olarak erken yaşta adet görme, düzensiz adet görme veya kıllanma saptanabilir. Karında şişlik oluşabilir. Çoğu olguda karında sıvı (asit) birikir . Çok az bir olguda , hastada bir şikayet yoktur.

Hastaların küçük bir bölümünde şikayet olmadan jinekolojik muayene ve ultrasonografik inceleme sırasında yumurtalıkta değişik büyüklükte kitle saptanabilir . Hastaların büyük bir kısmında tümör karın içerisine yayılım yapmıştır ve ileri evre olgularından oluşur. Hastalar genellikle bu durumdan ileri derecede sıkıntı duyarlar.

Bu hastalarda yapılan muayene , ultrasonografik inceleme ve MR da , batın içerisinde kitle ve asit saptanabilir. Hastalığın tanısında ve yaygınlığını belirlemede MR / CT bulguları da çok önemlidir. Karın içerisinde düzensiz sınırlı, yer yer solid ve kistik alanlardan oluşan kitle saptandığında kanser olasılığı yüksektir.
Serum CA 125 düzeyi çoğu ileri evre olgularda yüksek saptanırsa da, serum tümör belirteç düzeyinin düşük olması , olgunun kanser olmadığını göstermez. Serum tümör belirteç düzeyi tanıdan çok, hastalığın takibi için kullanılır. Doppler USG kitlenin kanser mi yoksa iyi huylu mu olduğunu belirlemede kullanılabilen bir yöntemdir. Kanserli dokular artmış kan akımına ihtiyaç duyarlar. Doppler ultrasonografi ile kitlede artmış bir kan akımı olup olmadığını belirlenebilir. Kitle içinde düşük dirençli akım (RI <>
Patoloji, Davranış ve Yayılım

Overden kaynaklanan tümörler histolojik olarak epitelyal, borderline epitelyal , germ hücreli veya seks kord stromal diye sınıflandırılan farklı tipte tümörler olabilir

Genel olarak baktığımızda epitelyal doku kaynaklı over kanseri , diğer tiplere göre daha sık görülür. Epitelyal tümörler genellikle orta ve ileri yaş grubunda gözlenirken, germ hücreli tümörler genellikle genç yaş grubunda karşımıza çıkar. Borderline epitelyal over tümörleri (düşük maliğn potansiyelli tümörler) davranış açısından genellikle maliğn epitelyal tümörler gibi davranmazlar. Çoğu kez overde sınırlı iken saptanırlar ve hastalığın seyri daha iyidir. Ancak, karın içerisine ( invaziv veya non-invaziv tipte ) yayılım yapmış borderline over tümörleri de olabilir. Seks kord over tümörlerinin bir kısmı hormon (östrojen veya adrojen) salgılayabilirler. Buna bağlı şikayetler veya bulgular gözlenebilir. Bu gibi olgularda over tümörüne, rahim iç tabakasında hücre değişiklikleri (endometriyal hiperplazi veya kanser) eşlik edebilir. Bu neden ile rahim iç tabakası (endometriyum) mutlaka değerlendirilmelidir.

Yumurtalık kanseri en çok batın içine yayılım gösterir. Çoğu olguda karın içerisinde sıvı (asit) de bulunur. Karın içindeki damarlar çevresinde bulunan lenf bezlerine yayılım veya karaciğer, akciğer, dalak gibi organlara kanserin yayılması (metastaz) da olabilir. PET CT adı verilen radyolojik bir inceleme yöntemi, kanserli hücrelerin organ veya lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını belirlemede yaygın olarak kullanılmaya başlayan oldukça etkin ve güvenilir bir yöntemdir.

Yumurtalık Kanserinin Evrelemesi

Kötü huylu over tümörleri de , ameliyat yapıldıktan sonra evrelendirilirler (Tablo 1). Ameliyat öncesi yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde yumurtalıkta sınırlı gibi duran bir olguda aslında %20-30 daha ileri bir evre söz konusudur. Dolayısı ile her hastanın gerçek evrelemesi için cerrahi evreleme yapılmalıdır. Evreleme sonucuna göre hastaya ek bir tedavi yapılıp yapılmayacağına karar verilir.. Genellikle lenf bezlerine yayılmış kanser olguları kemoterapiye her zaman iyi yanıt vermezler. Dolayısı ile, ameliyat damarlar çevresindeki lenf bezelerinin çıkartılması tümör hücre yükünün azaltılması açısından da katkı sağlar.

Tablo 1 : Over Kanserinin Evrelemesi

1a- Tümör tek overde sınırlı, kanser yumurtalığın dış yüzeyine çıkmamış ve /veya asit yok ve/veya karın içi yıkantı sıvısı negatif

1b- Tümör her iki overde sınırlı, kanser yumurtalığın dış yüzeyine çıkmamış ve /veya asit yok ve/veya karın içi yıkantı sıvısı negatif

1c- 1a veya 1b bulgularına ilave olarak, kanser yumurtalığın dış yüzeyine çıkmış ve /veya asit sıvısı veya karın içi yıkantı sıvısı pozitif.

2a- Rahim veya tüplere (tuba) yayılım

2b- Diğer pelvis içi dokulara yayılım

2c- 2a veya 2b bulgularına ilave olarak, asit sıvısı veya karın içi yıkantı sıvısı pozitif.

3a- Karın içine mikroskopik olarak yayılım mevcut.

3b- Karın içine 2 cm den daha küçük makroskopik yayılım mevcut.

3c- Karın içine 2cm den daha büyük makroskopik yayılım mevcut ve/veya lenf bezlerine yayılım mevcut.

4- Uzak organ yayılımı ( akciğer zarında toplanan sıvıda kanser hücreleri mevcut, organ içine yayılım)

Over Kanserinin Cerrahi Tedavisi

Karın mutlaka orta hat kesi ile açılmalıdır .Kozmetik nedenler ile sezaryen kesisi yapılarak kanser ameliyatı yapılamaz. Karın içine steril su dökülerek yıkantı sıvısı veya varsa asit sıvısından örnek alınmalıdır. Kitle çıkartılarak mutlaka dondurarak-kesit yöntemi (frozen) ile patolojik olarak değerlendirilmelidir. Eğer kanser saptanırsa, hastanın yaşı ve doğurganlık isteği ( fertilite) durumu göz önünde tutularak cerrahiye devam edilmelidir. Amaç geriye karın içinde hiç tümör bırakmadan cerrahi evreleme işleminin yapılması olmalıdır. Ameliyat sonrası karın içerisinde tümör kalması , over kanseri olgularında, hastalığın seyrini (prognozunu ) en olumsuz yönde etkileyen faktördür.

Eğer tümör tek overde sınırlı ise ve hastanın doğurganlığının devam ettirilmesi isteniyorsa, rahim ve diğer yumurtalık ve tüp korunarak, sadece yumurtalıktaki kitlenin çıkartılmasına ilaveten , omentektomi , pelvik-paraaortik lenfadenektomi ve varsa karın içindeki şüpheli alanlardan, yoksa rastgele karın iç yüzünü döşeyen zardan (peritoneal yüzeylerden) çok sayıda biyopsiler yapılmalıdır. Doğurganlığı koruyucu cerrahi evreleme sonrası evre 1a ve grade 1-2 , olgularda yapılan cerrahi işlem yeterlidir ve ameliyat sonrası kemoterapi yapılmasına gerek yoktur. Dolayısı ile cerrahi evreleme yaparak hangi hastalara kemoterapi uygulanacağını, hangi hastalara ise kemoterapi uygulanmayacağı belirlenir. Doğurganlığın korunması istenmeyen hastalarda ( daha önce çocuk doğurmuş kişilerde) rahim ve çift taraflı yumurtalık-tüpler çıkartılmalı, omentektomi , pelvik –paraaortik lenf adenektomi yapılmalıdır . Karın içinde kanserin yayılım göstermiş olgularda çoğu kez omentum kanserli doku ile tutulmuştur . Karın içine yayılmış kanserli odakların tümünün çıkartılmasına çalışılmalıdır. Bunun için gerekirse barsak çıkartılmalı ve geride tümör bırakılmamaya çalışılmalıdır.

kinci Bakış Ameliyatı (Second-look Laparatomi)

Karın içerisine yayılmış over kanseri olgularında, yapılan tümör küçültücü cerrahiye rağmen tümör tamamen ortadan kaldırılamaz ise , ameliyat sonrası uygulanacak olan kemoterapi sonrası olgular ikinci bakış amaliyatı (sekond-look laparatomi) yapılarak değerlendirilmelidir. Sekond-look öncesi yapılan değerlendirmede, serum tümör belirteci normal sınırlarda ve CT/MR bulgusu olarak da tümör saptanmayan olguların %20-30 kadarında , yapılan ameliyat ile karın içinde tümör saptanır. Bu olgulara eğer ikinci bakış ameliyatı yapılmayacak olursa, eldeki mevcut CT/MR ve serum tümör belirtecine göre kemoterapi kesilmiş olacaktır. İkinci bakış ameliyatında makroskopik tümör saptanır ise, mevcut olan tümör hacmi, uygun olan cerrahi teknikler kullanılarak çıkartılmalıdır. İlk ameliyatta lenfadenektomi yapılmamış olan olgularda ikinci bakış ameliyatı sırasında lenfadenektomi yapılmalıdır. Bu tip olgularda %20-30 civarında lenf bezi pozitifliği mevcuttur. İkinci bakış ameliyatında tümör küçültücü cerrahi yapılabilecek olursa , bu işlemin sağkalım üzerine olumlu katkısı olur. İkinci bakış ameliyatında kemoterapiye rağmen hala kanser hücreleri saptanırsa tedaviye kemoterapi ile devam edilmelidir.

Sekonder Tümör Küçültücü Cerrahi

Hastalığı tekrar eden over kanseri olgularında; ( jinekolojik muayene ve sonrasında yapılan CT/MR veya USG bulgusu olarak yer kaplayan kitlesel bir patoloji belirlendiğinde) kemoterapi uygulamasından önce, sekonder tümör küçültücü cerrahi uygulanmalıdır . Böylece , kemoterapiye alınacak yanıt ve hastalıksız sağkalım süresi uzatılabilir.


Yumurtalık Kanserinde Kemoterapi

Yumurtalık kanserinde esas tedavi şekli cerrahidir. Tümörü ortadan kaldırmadan kemoterapi ile başarılı sonuç elde edilme olasılığı azdır. Ancak çoğu olguda cerrahi tedavi sonrası kemoterapi uygulamak gerekir. Günümüzde epitelyal tip yumurtalık kanseri olgularında, en başarılı sonuç alınan kemoterapi rejimi Taxol ve Karboplatin uygulamasıdır. Çoğu kez damar yolu ile uygulama yapılırsa da, karın içerisine yayılmış evre 3 yumurtalık kanserlerinde cilt altına port (çanak) ve karın içerisine bir kateter yerleştirerek kemoterapi ilaçları bu port-kateter yolu ile de uygulanabilir .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder